SÜREYYA ÜZMEZ

Yeme içme sanatına olan ilgisi çocuk yaşlarda başladı. İlk lakerda tarifini anneannesi Muammer Kemerli Hanimefendi’den henüz altı yaşında iken öğrendi. Peynir tenekelerinin içine torik parçalarını kaya tuzu ile örtüp, kapağın üzerine ağır bir taş koyup 15 gün sonra açtığında, balık etinden lokum yapma sanatının ilk aşamalarını öğreniyordu. Dondurma ve limonata imalatçısı olan babasının yanında doğal ürünlerde mükemmel lezzetlerin yapımını keşfetti.

Yaz tatillerinde tek arkadaşı Çanakkale Boğazı idi. Ağabeyinin, okuldaki başarılarından dolayı kendisine hediye ettiği şeker çuvalından yapılmış bot ve tek direk yelkenli ile Çanakkale Boğazı ve Saroz’u karış karış dolaşır o zamanlar akvaryum gibi denizdeki balıklardan her zaman nasibini çıkartırdı.

Yurt içinde ve yurt dışında sayısız yemek organizasyonu düzenledi. Uzakdoğu’da 1996 yılında açtığı lokantada Türk mutfağının güzide yemeklerini tanıtırken çok uzun ve sağlıklı yaşayan Uzakdoğulular’ın bu sırrının deniz ürünleri yemekten kaynaklandığını keşfetti: Dünyadaki denizlerin bize sunduğu deniz ürünlerinin en lezzetlisini bize bahşeden Türkiye denizlerinin enfes deniz ürünlerinin tanıtımı ve ülkesinin insanına sevdirilmesi için elinden geleni yaptı.

Sağlık ve lezzet fışkıran bu ürünlere gerçek değerini vermek ve ülkesine katkıda bulunmak üzere henüz 4 üncü yılında dünyaca ünlenen Trilye Deniz Ürünleri Lokantası’nı açtı.

Uluslar arası CHAINE DES ROTISSEURS ve Türkiye Mutfak profesyonelleri derneği üyesi olan Süreyya ÜZMEZ insanların deniz ürünlerine olan ilgisini arttırmaya pazar günleri Sabah gazetesindeki sayfalarıyla devam ediyor.

 
 
  powered by